Türk Dili ve Edebiyatı

Atabetül Hakayık Nüshaları ve Yerleri



Atabetül Hakayık Nüshaları

Atabetü’l-Hakayık’ın şimdiye kadar dört adet yazma nüshası bulunabilmiştir:
 

1) Semerkant Nüshası

Bu nüshanın asıl metni Uygur alfabesiyle yazılmıştır. 10.4×16.4 ebadındadır; satırlar sayfayı tam olarak kaplamış durumdadır. Bazı mısralar ile, bab başları, “ayet”, “hadis” ve “beyit” yazıları ile Arap alfabesiyle yazılmıştır. Nüshalar arasında en iyisi budur. Eserin adının doğru yazılışı ile, kendisine sunulan beyin adı bu nüshada doğru yazılmıştır. Nüshanın sonundaki ferağ kaydından nüshanın 1444’te, Semerkant’ta Zeynelabidin b. Sultan-baht-ı Cürcani Hüseyni isimli birisi tarafından nüsha haline getirildiği anlaşılmaktadır.
Bu nüsha şu anda İstanbul’da Ayasofya Kütüphanesi’nde, 4012 numaradadır. Nüshanın İstanbul’a nasıl geldiği bilinmemektedir.
 

2) Ayasofya Kütüphanesi 4757 Numaralı Nüsha

Bir derginin baş tarafındadır (2-69. Sayfalar). 24.8×17.8 ebadındadır ve her sayfada 11 satır vardır. 30 Ocak 1480’de İstanbul’da Şehzade Abdürrezzak Bahşı tarafından yazılmıştır. Metin kısmı Uygur ve Arap alfabesiyle yazılmıştır. Yazar her mısrayı önce siyah mürekkeple Uygur alfabesiyle yazmış, hemen altına aynı mısrayı kırmızı mürekkeple bir de Arap alfabesiyle tekrarlamıştır.
 

3) Topkapı Sarayı Kütüphanesi Nüshası

Bir derginin içindedir. Arap alfabesiyle yazılmıştır. 26.2×17.8 ebadındadır; her sayfada 11 satır vardır. Yazarı ve nerede ne zaman yazıldığı belli değildir. Bu nüshada eserin adı “Hibetü’l-Hakayık” olarak yazılıdır.
 

4) Uzunköprü Nüshası

Bu nüsha Seyyid Ali isimli birinin kitapları arasında çıkmış, oğlu Vahid tarafından Ankara’ya Kütüphaneler Genel Müdürlüğü’ne gönderilmiştir. Bu nüshanın varlığının bilinmesine rağmen şu anda nerede olduğu bilinmemektedir. M. Fuad Köprülü tarafından incelenmiş olan nüsha hakkında o bir makale yazmıştır. Nüsha hakkındaki bilgi kaynağı bu makaledir (Hibetü’l-Hakayık Hakkında Yeni Bir Vesika”
Bu bilgilere göre, Atabetü’l-Hakayık, Oğuz Destanı’ndan parçaların bulunduğu bir derleme içindedir ve bir parçası bulunmaktadır. Derleyen kişisi ve ne zaman nerede derlendiği belli değildir. Arap alfabesiyle yazılmıştır. 19×12.5 ebadındadır; her sayfada 12 satır vardır. Tamamı 22 sayfadır.

Atabetü’l-Hakayık’ı ilk defa ortaya çıkaran Necip Asım Yazıksız’dır. O, 1906’da metnin bir kısmını yayımlamıştır. 1918’de de faksimile olmak üzere metni ve onun yanında tercüme ve izahıyla birlikte, iki kısım halinde tamamını yayımlamıştır. Ayrıca 1925’te iki nüshayı karşılaştıran bir makale yazmıştır. Böylece Türk kültür ve edebiyatının önemli eserlerinden biri olan Atabetü’l-Hakayık ortaya çıkarılmış ve Türk dünyasına kazandırılmıştır.

Reşit Rahmeti Arat, ilk üç nüshayı karşılaştırarak hazırladığı Atabetü’l-Hakayık’ın edisyon kritikli bir metnini, günümüz Türkçesine çevirerek ve başına da bir araştırma kısmı eklemek suretiyle 1951 yılında yayımlamıştır. Yazdıklarımıza delil veya örnek olarak aldığımız metinler bu yayındandır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir